Ana içeriğe atla

S A Ğ L I K

Değerini yitirince değil!
Varken bilelim.
“Temizlik sağlıktır” diyelim.
Spor yapalım.
Düzenli beslenelim.

Acı çekeriz hastalanınca.
Üzülür büyüklerimiz,
Sağlığımız bozulunca.
Sabahı zor eder annemiz,
Biz öksürürken,
O baş ucumuzda.

Ali Gençli





KIŞ   GELSE

Ah şu kış gelse !
Lapa lapa kar yağsa.
Dedem mısır patlatsa.
Ninem masal anlatsa.

Her yer bembeyaz olsa.
Kar, tüm kötülükleri örtse.
Göğe çıkan soba dumanı,
Yoksulluğu alıp götürse.

Mutlu mutlu tütse ocaklar.
Üzülmese hiç cocuklar.
Karla birlikte sevinç yağsa.
Tüm insanlar mutlu olsa.

 
Ali Gençli




TURİST  AMCA

Hoş geldiniz ülkemize.
Dostluklar getirdiniz bize.
Sevinç doldu kalbimize.
Selam sana turist amca.

Güneş, kum ve deniz.
Cennettir bizim ülkemiz.
Güzellikleri siz de göreceksiniz.
Selam sana turist amca.

Mutlu, memnun geziniz.
Gelecek yaza yine geliniz.
Barışla, dostlukla bekleriz.
Selam sana turist amca.


Ali Gençli

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

...

                                   * * *                     Gelmedi hiç /                     /benim olacağın yarınlar                     gelmedi./                    /Öyle diyordu şarkılar./                    /Sonlanmadı sabahsız geceler./                    Yıldızlar sönmedi bir bir./           ...

ÖMRÜMÜN BAHARI

kent geceyi soluyor tüm yıldızlar soldu bir bir… ben bir gül’ün peşindeyim nicedir. ümidin tükenmeyen son nefesi lal olmuş dilimin ucunda bir çığlık… fener alayları çocukluğumun ertelenmiş mutluluk düşlerinden geçer.. siyah beyaz fotoğraflarda kalmış içten gülüşler. beklemiyor değildim göz ucuyla geldi sevi’nin müjdesi, saklı sevdanın dayanılmaz hafifliğinde… içimde, hep eksik kalmış bir şeyleri tamam etme, ve ne varsa her şeyi paylaşma tutkusu bir elmayı birlikte dişler gibi ve eksildikçe çoğalmak sevginin çağlayanlarında… bahar-ı ömrümsün gül’üm, -son-suz ve imkansız bir sevi’nin sahrasında yaşadığım… kanadı kırık bir ebabilin yeniden uçmayı öğrendiği gibi ben hep sana geldim gül’üm, kırık-dökük ümitlerimle ve dünden kalan korkularım ayrılık saatlerinde sensizliğin acısını taşıdım damarlarımda, güneşi gören kardelenin boyun büküşü gibi… ne denli uzun olsa da sensizlikler ümidimi yitirmedim, seni düşledim Gül’üm, kozasını ören kelebeğin ölümü bekledi...

Zor Zamanların Hüznü

I Dökülürken zamana elden düşme, bildik acılar, nerede yüreğimdeki sevgili? İhanetleri tohumlarken zor zamanların hüznü, saklı sevdamın hasretinde elvedalar büyütüp kendimle bölüşeceğim içimdeki yalnızlıkları… II İki dudak iziydik aynı kadehte ki mutluluk bize el sallardı esrikliğinde gecenin… Sevinin gül bahçesinde zulmüne meydan okurduk ihanetlerin… Neredesin,   ey sevgili neredesin şimdi? Dünden ne kaldı bugüne ayrılıkların ertesinde? Lal olmuş dilim suskun, isyan sessizliğinde… Geceler yol alsa da en çekilmez kahırlara, nasıl olsa uyanacağım elbet çiçekli sabahlara… III Lanet olsun demiyorum asla aşka… İçimdeki fırtına dinecek, dinecek bir gün biliyorum, elveda tüm hüzünlere… Nerede varsa boynu bükük ilk gençlik sevdaları zamanın ümidine bırakıyorum… Senden bana kalmış olsa da elveda tüm kırılganlıklara, karşılıklı suskunlukları işliyorum düş büyüten aynalara…  Ali Gençli